Detoks sadece beslenme düzeniyle olmuyor !
Vücudu zararlı maddelerden temizlemek için beslenme yetmiyor.
İnsanlarla iyi ilişkiler kurmak, işini severek yapmak ve iş dışında eğlenceli uğraşlar edinmek de detoksa katkı sağlıyor.
Sağlıksız besinler, temiz olmayan sular, zararlı alışkanlıklar, hava kirliliği, ilaçlar, salon bitkileri ve diğer birçok yolla hür gün vücuda zararlı maddeler alınıyor.
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, kozmetik ürünlerin, elektrikli ve elektronik cihazların yanı sıra stres ve kötü beslenmenin vücudu hassaslaştırdığını, bedenin de faaliyetleri sırasında zararlı maddeler ürettiğini söyledi.
”Vücudumuz saÄŸlıklı durumunu sürdürmek amacıyla ölünceye kadar karşılaÅŸtığımız ve bizi içten ya da dıştan etkileyebilecek zararlı maddelere karşı kendisini korumaya çalışır. Yani detoks vücudumuzun normalde de yürütmekte olduÄŸu bir görevidir. SaÄŸlıklı bir vücut karşılaÅŸtığı tüm zararlı maddeleri, olumsuz sonuçlara yol açmadan soluk verme, ter, idrar, dışkı, öksürük, aksırık gibi yollarla dışarı atarak kendisini korumaya çalışır. Bu konuda en ağır görev karaciÄŸerimize ait olup, vücuda giren bu zararlı maddelerin yüzde 80 kadarını zararsız hale getirerek, birikmesine fırsat vermeden dışarı atılmaya hazır hale getirir.
KaraciÄŸere yardımcı olmak üzere deri, akciÄŸerler, böbrekler ve bağırsaklar da zararlı maddelerin atılmasını saÄŸlayan organlarımızdır. EÄŸer bu organlarımızın çalışmasında bir sorun olur ya da bu organların baÅŸ edebileceÄŸinden daha fazla zararlı madde vücudumuza girecek olursa, karaciÄŸer ve diÄŸer organlarımız bu kadar çok zararlı madde ile baÅŸ edemez ve zararlı maddeler vücutta birikerek ya hemen ya da bir süre sonra kas eklem hastalıkları, kanser, kalp ve damar hastalıkları, mide bağırsak hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları, ÅŸeker hastalığı, karaciÄŸer, böbrek, pankreas, akciÄŸer gibi organlara ait hastalıklar, kısırlık, bağışıklık sisteminin zayıflaması ile bulaşıcı hastalıklara daha kolay yakalanma gibi saÄŸlık sorunlarına yol açmaya baÅŸlar.”
Bu hastalıkların hayattan zevk almayı ve güzel yaÅŸamayı engellediÄŸini, hatta erken yaÅŸta ölüme yol açabilen sorunlar olduÄŸunu ifade eden Prof. Yorulmaz, ”Hamilelerde biriken zararlı maddeler anne karnındaki bebeÄŸe zarar vererek ölü doÄŸum, düşük, yeterince geliÅŸmemiÅŸ bebek, erken doÄŸum ya da bebeÄŸin hastalıklı doÄŸması gibi sorunlara yol açabilirler” dedi.
KÖTÜ HABERLER DE ZARARLI
Gün boyu karşılaşılan, hoş olmayan insan ilişkileri ile şiddet içeren kötü haberlerin de diğer zararlı maddeler gibi olumsuz etkilere yol açtığını vurgulayan Yorulmaz, insanların, sağlıklı biçimde doğal besinlerle beslenerek, sağlıklı davranışlar edinerek, diğer insanlarla iyi ilişkiler kurarak, sevdiği işi yaparak ve iş dışında eğlenceli uğraşlar edinerek zararlı maddelerden kurtulabileceğini söyledi. Detoks için yapılması gerekenleri anlatan Yorulmaz, çok geç vakte kadar uyanık kalmadan, gece ortalama gece 8 saat uyumak gerektiğini, mümkünse gece uykusuna ek olarak öğleden sonra da 1 saat uykunun yararlı olacağını ifade etti.
DETOKSUN VAZGEÇİLMEZİ SAĞLIKLI BESLENME
Doğru nefes almanın zararlı maddelerden kurtulmada çok önemli olduğuna işaret eden Prof. Dr. Yorulmaz, günde yarım saat tempolu biçimde yürümenin çok faydalı olacağını, vakit varsa ve sağlık izin veriyorsa her gün 1 saat koşmak, yüzmek gibi egzersizlerle ter atmanın önemli olduğunu söyledi. Terin, vücuttaki zararlı maddeleri uzaklaştıran en önemli madde olduğunu belirten Yorulmaz, şunları önerdi:
”SaÄŸlıklı beslenme detoks için vazgeçilmez bir konudur. Bu amaçla, mutlaka mevsim meyve ve sebzelerini çok iyi yıkadıktan sonra bolca tüketmeliyiz. Mümkün olduÄŸu kadar katı yaÄŸlardan kaçınmalı zeytinyağı baÅŸta olmak üzere sıvı yaÄŸları tercih etmeliyiz. Rafine gıdalar yerine tam buÄŸday unundan yapılmış ekmek gibi doÄŸal ve lifli gıdaları tercih etmeliyiz. Kızartmalardan ve turÅŸu, salam, sosis, sucuk, pastırma, konserve balık ve et gibi tuzdan zengin besinlerden uzak durmalıyız. Ağır yaÄŸlı yemeklerden, hamur tatlılarından kaçınmalıyız. Alkol, sigara gibi alışkanlıklardan derhal vazgeçmeli; sigara içilen ortamlara girmemeli, ev içinde asla sigara içilmesine izin verilmemelidir. Mutlaka temiz ve çok soÄŸuk olmayan suları içmeliyiz. Asla ÅŸebekeden gelen sıcak suyla çay ya da yemek yapmamalıyız. Gazlı içecekler, abur cubur, donmuÅŸ gıdalar gibi fabrikasyon besinlerden kaçınmalıyız.”
HAFTADA EN AZ İKİ KEZ BANYO YAPIN
Prof. Dr. Yorulmaz, besinleri mümkün olduÄŸunca evde hazırlamaya özen gösterilmesi ve zorunlu olmadıkça dışarıda yemek yenmemesi gerektiÄŸini de kaydederek, ”Asla içeriÄŸini iyi bilmediÄŸimiz besin maddelerini ucuz diye almamalıyız. Kaliteli olduÄŸunu bildiÄŸimiz markalardan vazgeçmemeliyiz” dedi.
Banyo yapmanın, vücuttaki zararlı maddeleri atmak için en faydalı araçlardan biri olduÄŸunu dile getiren Yorulmaz, ”Mutlaka haftada kışın en az 2 ve yazın en az 3 kez doÄŸal olan zeytinyağı sabunu ile vücudumuzu ovalayarak çok sıcak olmayan bir su ile banyo yapmalı, banyodan çıkmadan banyo suyundan daha soÄŸuk, ancak çok soÄŸuk olmayan bir su ile durulandıktan sonra banyodan çıkmalıyız. Her banyo sonrası mutlaka pamuklu sentetik malzeme içermeyen temiz çamaşır giymeliyiz. SaÄŸlıklı giysiler ve ayağımıza uygun ayakkabılar giymeli, ayakkabıları temizlemeden ev içine almamalıyız” diye konuÅŸtu.




Yorum Yapin